DOLAR

49,5735$%0,08

EURO

55,6809€%0,19

STERLİN

66,3246£%0,55

GRAM ALTIN

6.570,06%-0,39

ONS

4.117,28%-0,57

BİST100

%

Akşam Vakti a 18:24
İstanbul KAPALI 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Adsız tasarım (16)
Adsız tasarım (17)
admin

admin

23 Eylül 2026 Çarşamba

DİĞER YAZARLARIMIZ

CHP’DE BÜYÜK DEPREM! 8 İLÇE BELEDİYE BAŞKANI DAHA İSTİFA ETTİ!

CHP’DE BÜYÜK DEPREM! 8 İLÇE BELEDİYE BAŞKANI  DAHA İSTİFA ETTİ!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP’de istifa fırtınası sürüyor. Ana muhalefet partisi iken Mutlak Butlan ile geri dönen Kemal Kılıçcadroğlu sonrasındaki çalkantıları durmak bilmiyor. Birçok belediye başkanı istifa ederek AKP’ye katılırken, Ankara’da bugün Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ardından 8 ilçe beledye başkanı daha istifa ederek Ankara’daki CHP varlığını neredeyse sildiler!

Belediye başkanları Mansur Yavaş lehine açıklamalar yaparken, bağımsız olarak yola devam kararı aldıklarını bildirdiler.

İşte CHP’den istifa eden Ankara’nın ilçe belediye başkanları:

Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap


Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya


Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın


Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç


Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu


Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay


Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak


Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör

Devamını Oku

MANSUR YAVAŞ CHP’den İSTİFA ETTİ!

MANSUR YAVAŞ CHP’den İSTİFA ETTİ!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP’den istifa etti.

Sosyal medya hesabından bir açıklama yayınlayan Yavaş, CHP Yöneticilerinin ” CHP’nin Genel Başkanı bellidir. Hiç kimseye yapacağı bir iş için başkasına bilgi veremez” sözleri üzerine istifa kararı aldığını açıkladı.

Yola bağımsız olarak devam edeceğini belirten Mansur Yavaş’ın istifası sonrası CHP Ankara’da büyük yara aldı!
İlçe belediye başkanlarının da peş peşe istifaları beklenirken, Mansur Yavaş’ın istifa açıklaması ise şöyle oldu:

Sevgili Hemşehrilerim,
Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.

Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.

19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.

Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.

Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.
Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.

Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.

Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.

Bunu yalnızca ben söylemiyorum.

Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.

Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.

Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.
Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.

Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:
Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.

Biz bunu Ankara’da başardık.

Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
Çünkü bizim için herkes eşittir.

Her zaman şunu söyledim:
Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.

Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.

Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.
Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.

Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.
Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.

Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.
Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.

İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.
Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.

Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.

O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir. Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…

Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim. Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir.

Makamlar geçicidir. Siyasi şartlar değişebilir. Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez. Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım. Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir.

Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir.

Saygılarımla. Mansur Yavaş Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı

Devamını Oku

AKP-MHP-DEM-YENİ PARTİ KABUL ETTİ: KANUN GEÇTİ! TERÖRİSTLERİ AFFETTİLER!

AKP-MHP-DEM-YENİ PARTİ KABUL ETTİ: KANUN GEÇTİ! TERÖRİSTLERİ AFFETTİLER!
0

BEĞENDİM

ABONE OL



Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ile, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi amaçlanıyor.

Düzenleme, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’da düzenlenen suçları kapsayacak.

Teklifte “Örgüt”, PKK/KCK terör örgütünü ve bununla bağlantılı her türlü oluşumları, “Kurul”, düzenlemenin ilgili hükmü uyarınca oluşturulacak Kurul şeklinde tanımlanıyor.

Teklife göre, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç, teklifin kapsamına giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek.

Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecek. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecek. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilecek ve Hazineye irat kaydedilecek. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilecek. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilecek.

Bu hüküm uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar 2 hafta içinde sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hüküm uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da 2 hafta içinde itiraz edilebilecek.

Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da düzenlemenin kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlı olacak.

Düzenleme uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilecek. Koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilecek.

Erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilecek.

Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi

Verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, belirlenen amaç için kullanılabilecek.

Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacak. Mahkumiyet halinde verilen cezanın infazı, düzenlemenin buna yönelik hükmü kapsamında ertelenmeyecek ve mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğacak. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecek.

Teklifle, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç olmak üzere, düzenleme kapsamına giren suçlardan, toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl süreyle, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla ertelenecek. Bu hükmün uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecek. Erteleme süresi içinde cezada zamanaşımı işlemeyecek.

İnfaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilecek. Ayrıca bu kapsamda verilen erteleme kararları, oluşturulan sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde belirlenen amaç için kullanılabilecek.

Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacak. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılacak.

Takip, koordinasyon ve uygulama hükümleri

Teklif kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi, düzenlemenin Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri’nden müteşekkil Kurul tarafından yapılacak. İhtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilecek, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilecek.

Kurul tarafından sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilecek.

PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu düzenlemenin amacı ve kapsamı doğrultusunda örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabilecek. Kurulun gerekli görmesi halinde adli, idari ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunulacak.

Teklif uyarınca verilen erteleme kararları, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilecek.

Gerekli görülmesi halinde soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, sulh ceza hakimliğinden veya mahkemesinden, mahkumiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması infaz hakimliğinden Kurul tarafından talep edilecek.

Talep hakkında ilgili mercii tarafından karar verilecek. Bu kararlara karşı itiraz edilebilecek. Mahkumiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için 5 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl, 10 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise 3 yıl geçmiş olması gerekecek.

Kurul, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirecek. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca düzenleme kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacak. İzleme Komisyonu, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecek. Kurulun sekretarya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilecek.

Silah ve malzeme teslimi

Teklif kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek.

Teklif hükümleri, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde bu düzenleme hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanacak.

Teklif kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilecek. Teklifin amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmayacak.

TBMM Adalet Komisyonundaki görüşmeler 17,5 saat sürdü.

“Bu haber detayı AA tarafından hazırlanmıştır”

Devamını Oku

Emniyet Genel Müdürlüğü’ne 6250 Kadro Açıklandı!

Emniyet Genel Müdürlüğü’ne 6250 Kadro Açıklandı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Emniyet Genel Müdürlüğüne Kadro İhdas Edilmesine İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararnameye göre, EGM’ye, merkez teşkilatı için 925 başmüfettiş, 200 merkez emniyet müdürü, 425 emniyet amiri, taşra teşkilatı için de 500 bilgisayar işletmeni ile 4 bin 200 emniyet amiri kadrosu ihdas edildi.

Devamını Oku

Suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

Suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TBMM Genel Kurulunda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.

AA- İsa Toprak, Aykut Yılmaz

TBMM Genel Kurulu

TBMM

Kanunla, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a yeni madde ihdas ediliyor. Buna göre, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu olmayacak ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacak. İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı halinde, bu kişiler hakkında suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 13 yıldan 18 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak. Diğer cezaların yarısı indirilecek ve bu halde her fiil için verilecek hapis cezası 9 yıldan fazla olamayacak.

Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak. Diğer cezaların üçte biri indirilecek ve bu halde her fiil için verilecek hapis cezası 15 yıldan fazla olamayacak.

Türk Ceza Kanunu’na eklenen yeni hükümle, somut olayda kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme ve neticesi sebebiyle kasten yaralanan kişinin iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, yüzünün sürekli değişikliğine, gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, ölümün meydana gelmesine sebebiyet veren ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında yaş indirimi uygulanmayabilecek.

Ayrıca 12-15 yaş grubundaki çocuklara bir üst grubun ceza rejiminin uygulanabilmesi hususunda hakime takdir yetkisi tanınacak.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaline ilişkin suçların cezaları artırılıyor

Kanun’un “Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali” hükmünde yer alan suçların cezaları artırılarak aile kurumunun ve özellikle çocukların korunması amaçlanıyor. Buna göre, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi için şikayet üzerine öngörülen “1 yıla kadar” hapis cezası, “3 aydan 2 yıla kadar” şeklinde olacak. Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye verilmesi öngörülen 3 aydan bir yıla kadar hapis cezasının sınırı 6 aydan 2 yıla kadar yükseltilecek. Bu fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme ve neticesi sebebiyle kasten yaralanan kişinin iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, yüzünün sürekli değişikliğine, gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, ölümün meydana gelmesine sebebiyet veren ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile hüküm uyarınca verilecek ceza yarısından 2 katına kadar artırılacak.

Velayet hakları kaldırılmış olsa da itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya babaya öngörülen hapis cezasının sınırı ise “3 aydan bir yıla kadar” yerine 1 yıldan 3 yıla kadar olacak.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, mahkeme tarafından iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilecek.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infazına başlanması yerine infaza, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanması ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde eğitimevlerine ayrılması hüküm altına alınıyor.

Kanunla, 12-18 yaş grubu çocuklar, cinsiyetleri ve fiziki gelişim durumlarının yanı sıra suç türleri göz önüne alınarak çocuk kapalı ceza infaz kurumlarının ayrı ayrı bölümlerinde barındırılacak.

Çocuk hükümlülerin cezaevinden eğitimevine ayrılmalarına yönelik düzenleme

Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliği’nin Çocuk Hakları Komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç 3 ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilecek. Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri 6 ayı geçemeyecek.

Kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az hapis cezası ile taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum olan çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecek.

Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlülerden firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler idare ve gözlem kurulu kararıyla, kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilecek.

Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilecek.

Kanun’da yapılan düzenlemeyle, Türk Ceza Kanunu’nun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği 1 gün, 2 gün olarak dikkate alınacak.

Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun

“Amaç dışı bıçak taşıma” başlığıyla eklenen hükme göre, her ne ad altında olursa olsun Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin, Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun’a göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan iş yerleri dışında satışı ve sergilenmesi yasaklanacak. Bu hüküm 1 Aralık 2026’da yürürlüğe girecek.

Söz konusu aletlerin 18 yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması yasaklanacak.

Bu yasaklara uymayanlara 5 bin lira, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise 10 bin lira idari para cezası verilecek.

Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde 5 bin lira idari para cezası verilecek. Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilecek.

Kabahat dolayısıyla idari para cezasına ve el koymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülki amir tarafından karar verilecek.

Kabahati işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülki amir tarafından çocuk hakiminden tedbir talebinde bulunulacak. Bu madde hükmü internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanacak.

Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi olmayacak.

Kanunla, Çocuk Koruma Kanunu’na ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar için çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde “yönlendirme tedbirleri” ihdas ediliyor.

Ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak tanımlanan yönlendirme tedbirleri, “sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri”, “dijital risklerden korunma tedbiri”, “kitap ve kütüphane tedbiri”, “çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri” ve “tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri” başlıklarında sıralanıyor.

“Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri” ile spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına hükmedilecek.

“Dijital risklerden korunma tedbiri” ile kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açmaya, riskli olarak tanımlı bazı mecralar, uygulamalar ve dijital platformlara erişimin engellenmesine karar verilecek.

“Kitap ve kütüphane tedbiri”, kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişime katkı sağlayacak görev almayı veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserlerin okunmasını kapsayacak.

“Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri” ile Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği yapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmaya hükmedilecek.

“Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri” ile Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya karar verilecek.

Bu tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya zorluklara karşı kolluktan yardım istenebilecek.

Ayrıca tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takip vali ve kaymakam tarafından sağlanacak.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Acil korunma kararı alınması amacıyla 24 saat içinde rapor düzenlenecek

Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükme göre, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman tabip tarafından tespit edilmesi halinde acil korunma kararı alınması amacıyla 24 saat içinde rapor düzenlenecek.

Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hakimine başvuracak. Başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı 3 uzman hekimden oluşan resmi sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye sunulacak. Hakim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç 48 saat içinde karar verecek.

Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hakim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbi müdahale ve tedavi uygulanacak. Bu süreçte ihtiyaç duyulması halinde kolluktan yardım istenebilecek. Kolluk, bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirecek.

Hakim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi halinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilecek. Hakim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verecek.

Kanunla, Çocuk Koruma Kanunu’nda yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” olarak değiştirilecek. Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek.

Kanuna eklenen fıkralarla, adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanacak. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler, düzenlemede sayılan kurumlar tarafından yerine getirilecek.

Suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması halinde adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilecek.

Çocuk Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikle, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu olacak. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hakimi tarafından 15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilecek.

Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekmesi halinde kolluktan yardım istenebilecek.

Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takip, vali ve kaymakam tarafından sağlanacak. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülecek.

Hakim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilecek.

Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hakimi kararıyla 3 günden 10 güne kadar “tazyik hapsi” ile cezalandırılacak.

Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilecek. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerine getirilecek. Bu kararlar çocuk hakimi tarafından ilgili kuruma bildirilecek.

Kanunla, Sosyal Hizmetler Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Kanun’da tanımlar başlığında yer alan “Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi”ni açıklamakta kullanılan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” olarak değiştirilecek.

Yine Sosyal Hizmetler Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerde de kanunların farklı maddelerinde geçen “suça sürüklenen” ibareleri “adli süreçteki” olarak kullanılacak.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, düzenlemenin oylanmasından önce söz aldı.

Düzenlemenin hayırlı olması temennisinde bulunan Yüksel, “İnanıyorum ki bugün attığımız bu adım, yalnızca çocuklarımızın bugününü korumakla kalmayacak, daha güvenli, daha adil ve daha güçlü bir Türkiye’nin yarınlarına da sağlam bir temel teşkil edecektir. Zira çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, haklarının eksiksiz korunduğu ve umutla geleceğe baktığı bir Türkiye hepimizin en büyük sorumluluğu ve en kıymetli ortak hedefidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Genel Kurulda daha sonra şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çocuk Koruma Yasası’nın TBMM’de kabul edilerek yasalaştığını açıkladı.

TBMM’de kabul edilen teklif sonrasında sosyal medya hesabından paylaşım yaparak bilgi veren Bakan Gürlek, “Çocuk adalet sistemimizi daha güçlü, daha caydırıcı ve çocuğun üstün yararını esas alan bir yapıya kavuşturan Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Gazi Meclisimizde kabul edilerek yasalaştı. Yeni düzenlemeyle; ağır suçlarda daha caydırıcı yaptırımların önü açıldı, çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasına karşı mücadele güçlendirildi ve 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme zorunlu hale getirildi. Göreve geldiğimiz ilk günlerden itibaren çocuklarımızı suçla özdeşleştiren kavram ve uygulamaları değiştireceğimizi ifade ettik. Bu kapsamda ’suça sürüklenen çocuk’ yerine ’adli süreçteki çocuk’ kavramını hukuk sistemimize kazandırılmış oldu” ifadelerine yer verdi.

Çocukları suç örgütlerine karşı korumaya devam edeceklerini belirten Bakan Gürlek, “Çocuklarımızı suç örgütlerinin, sokak çetelerinin, uyuşturucunun, şiddetin ve dijital dünyanın tehlikelerinden korurken; vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini tehdit eden ağır suçlar karşısında da adaletin gereğini kararlılıkla yerine getireceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, ailelerimizin huzurunun güçlendiği, daha güvenli ve daha adil bir Türkiye için adalet sistemimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Kanunun hazırlanması ve yasalaşmasında emeği geçen Gazi Meclisimize, Cumhur İttifakımızın çok kıymetli milletvekillerine, Adalet Komisyonumuza ve katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyor; düzenlemenin milletimize ve geleceğimizin teminatı çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.